Hasan Kar'ın "Amon Tapınak rahipleri" başlıklı köşe yazısı
Öyle bir döngü var ki yaşamımızda; bazen anlık yaşadığımız her şeyi bir toparladığımızda ve tümüne baktığımızda, önemsemediğimiz veya dikkate almadığımız çok şey gözden kaçmış oluyor. Bu da bizi bir şeye götürüyor aslında. Neye diye sorarsanız, hayatın doğal akışına.
İyi günler, iyi haftalar kıymetli okurlar. Günümüz dünyasında, her ülkede olabilecek seviyede şahsiyetleri dikkat ile takip ediyoruz. Biliyorsunuz, ABD seçim kampanyaları esnasında yaşanan sansasyonel haberler, başlıklar gibi… Ama ne oldu? New York’ta herhangi bir insanı etkilemedi. Etkilemiş olsaydı Trump seçimi kazanamazdı. O dönem ABD vatandaşı Trump’a daha fazla güvendi. Şimdi derseniz, bence ciddi bir düşüşte olduğunu görebiliriz. Burada hayatın doğal akışının her şeyden daha önemli olduğunu görürüz.
Hz.Yusuf’un hayatını filme alan o başyapıtı birçoğunuz izlemiştir diye düşünüyorum. Ben ilk çocukluk yıllarımda seyretmiştim ve sonra ara ara zaman dilimlerinde tekrar seyretmiş oldum. Tabii film, peygamberlerin hayatları gibi tamamen ibretlik, hayatımıza uyarlayacağımız hikayeler ile dolu. Ve yine peygamberlerin hemen hemen hepsinde ortak bir duruş sergilenen husus var; o da sabır.
Kıymetli okurlar, sabır çok kıymetli bir duruştur. Bazen insanı felakete, bazen zafere getirir. Bunun zamanlaması çok çok önemlidir.
Hz.Yusuf döneminde Amenhotep IV, kral olarak Yusuf’un bilgeliğine, öngörüsüne ve kararlarına hayran kalıyor. Tabii bu arada Yusuf’un ve kralın ortak düşmanı Amon Tapınak Rahipleri… Bu rahipler sürekli yanlış işler yaparak, hesapsız kitapsız harcamalarla, öngörüden ve gerçeklikten uzak bir hayat anlayışıyla her geçen gün biraz daha felakete sürüklendi ve sonları da aynen öyle oldu.
Buradan çıkarılacak hikaye; herhangi birinin olmayan bir şeyi olmuş gibi göstermek veya olan bir şeyi olduğundan farklı göstermek… Bu içler acısı bir durum değil mi sizce? Genelde bu tarz davranışların sonu hüsran oluyor. Bu, tarih boyunca böyle olmuş. Nitekim o tarihte Amon Tapınak Rahipleri kaybetti. Allah ayetinde dediği gibi: “Hak geldi, batıl zail oldu.”
Geçmişte milyonlarca örneği var. Biz dosdoğru olacağız, olmak zorundayız. “Yok, hayır ben olmayacağım” diyorsan, onu da sen bilirsin. Amon Tapınak Rahipleri ayak sürttü ve doğru olmadı.
Kıymetli okurlar, bir diğer konuyu haftaya işleyeceğim nasip olursa. 32 Evler mevkisinde karaya oturan veya karaya vuran gemi ile ilgili birkaç şey yazmak istiyorum aslında ama yazı uzunluğu doldu. Hem de bir hafta beklemiş olalım; geminin bu durumdaki süreci, akıbeti ne olacak bakacağız.
Bu duygu ve düşüncelerle kendinize iyi bakın, hoşça kalın.



