Hasan Kar'ın "Nerede kalmıştık" başlıklı köşe yazısı

Düzgün bir insan olmaktan beklenti kasıt ne olabilir ki? Büyüklere saygı, küçüklere sevgi; merhamet gerektiren durumlarda merhamet etmek… İyi günler, iyi haftalar.

Kuşak değişimi ile bu kavram da kimileri için ortadan kalktı. Çok az bir grup ile devam ediyor diyebiliriz. Diyebiliriz çünkü; sokakta, pazarda, çarşıda, trafikte denk geldiğinizde bunun farkına varıyorsunuz. Büyüklük ve küçüklük kavramı toplumca çok önemli bir husustu, ancak yeni jenerasyonlarla birlikte deforme oldu.

Geçtiğimiz hafta siz de denk gelmişsinizdir; 60 yaşlarında bir şahsın, 15-16 yaşlarında bir grup tarafından darp edilmesi toplumda yankı uyandırmıştı. Buna benzer olaylar ve hadiseler ara ara farklı illerde yaşanıyor. Maalesef değer yargılarını yitirmiş bir toplum ile karşı karşıyayız.

Çocuklarımız adeta uzaktan kumanda ile sevk ve idare ediliyor; sosyal medya, YouTube gibi araçlar aracılığıyla… Esas verilen bu hususlar ile ilgili birçok kurum ve kuruluş çalışmalar yapıyor. Bakanlıklar, meclis de dahil olmak üzere bu çalışmaların bir tanesi de sosyal medya hesapları için yaş sınırı şartı getirilmesiydi.

Vatandaşına karşı önlem ve tedbiri devlet alır ve uygulamaya sokar. Alınan kararlar ve tedbirler bir süre sonra meyve vermiyorsa tekrar gözden geçirilir.

Anne - babaya her alanda olduğu gibi, bir çocuğun iyi bir birey olması için sorumluluklarımız çok büyük. Her dönemde, her yaşta farklı bir yaklaşım ile hareket edeceğiz. Mesela çocuğumuz belli bir yaşa geldi, motor ehliyetini aldı, hatta motorunu da aldı. Çocuğumuza bu motorun hiçbir aksamıyla oynamadan, herhangi bir değişim yapmadan kullanmasını; bunun dışında insanları evlerine varana kadar rahatsız edici ses tertibatı gibi durumların, tabiri caizse bize küfür ettireceğini ve hakka girileceğini anlatmalıyız.

Bir de böyle olunca, yani ses çıkartınca, egzoz patlatınca daha etkili falan olmuyorsunuz. Bunu birinin söylemesi gerekiyorsa siz söyleyin bence.

Yeniden başlanması gerekiyorsa, “Nerede kalmıştık?” diye bakmalıyız.

Bu duygu ve düşüncelerle kendinize iyi bakın, hoşça kalın.