Hasan Kar'ın "Arakan’dan Doğu Türkistan’a hayırlı bayramlar" başlıklı köşe yazısı

Belli bir yaş kategorisinde olanların çocukluk yıllarında yaşadığı bayram sevincini günümüz ile mukayese edebilir miyiz desem, birçoğumuz buraya bir soru işareti bırakmak ister. Bunu biliyorum ve buradan yola çıkarak aslında bizlerin değil, bazı şeylerin değiştiğini ve buna da müdahale edemediğimizi görmeliyiz.

İyi günler, iyi haftalar.

Müslüman tüm coğrafyalar bayrama hazırlanıyor. Her ülkenin ekonomik ve sosyal yaşantısına göre bu akış devam ediyor. Ülkemizde bayramın son haftası genel olarak bayramlık alışverişi, evlerde bayram temizliği ve tatlı hazırlıklarıyla yoğun bir mesai içinde geçer. Bayram günü ise bayramlaşmalar, mezarlık ziyaretleri ve akşam oturmaları yapılır.

Ancak son yıllarda bu geleneklerin biraz biraz askıya alınmaya başladığını görüyoruz. Geçtiğimiz yıl bayram döneminde satın alınan tatil paketlerinin sayısına baktığımızda bunu net şekilde görmek mümkün. Şimdiki jenerasyon ise yurt içi ve yurt dışı tatili tercih ediyor.

Tabii hayat bu şekilde devam ederken hemen sınırımızın yanında savaş yaşanıyor. Bu bayramın da savaşın gölgesinde geçeceği görülüyor. İran, İsrail ve ABD arasındaki gerilim ve çatışmalar halihazırda devam ediyor. Bunun yanında mazlum coğrafyalarda da tablo farklı değil ya acı var ya gözyaşı, ya da kan dökülüyor.

Tablonun daha ağır, hatta en ağır olduğu yerler de var. Mesela Arakan… Tarihin ve insanlığın adeta unuttuğu bir yer. Bu tabloyu görmek için Myanmar’dan kaçıp Bangladeş’e sığınan ve derme çatma kamplarda yaşam savaşı veren Arakanlı Müslümanları görmek yeter de artar bile.

Hani bir tabir vardır; bir olayı anlatmak için en kötü, en berbat haliyle yorumlarsınız ve buna “dip” dersiniz. İşte buradaki tablo tam da bu.

Keza Doğu Türkistan’da da durum farklı değil. Burada da özgürlük, yaşam hakkı ve insan hakları ayaklar altında. Çok uzun yıllardır acı ve gözyaşı bu mazlum coğrafyalarda devam ediyor.

Umarım bir şeyler olur ve bu tablo tersine döner. Arakan’dan Doğu Türkistan’a kadar insanlık onuruna yakışır bir hayat başlar ve gerçekten “hayırlı bayramlar” diyebileceğimiz bayramları yaşarız.

Görüşmek dileğiyle.