Hasan Kar'ın "Böyle yaz görmedik" başlıklı köşe yazısı

Her yaşanan olay, bir sonraki yaşanma ihtimali olan olayı tetikler; bu kabul. Ama bölgesel farklılık olunca kafamız karışık haliyle. İyi günler, iyi haftalar.

Kıymetli okurlar, üç dört yıldan beri sistematik şekilde orman yangınları oluyor. Bazı bölgelerde, farklı yerlerde, bazen farklı bölgelerde aynı anda çıkabiliyor. Haliyle kafamız karışık. Acaba sabotaj mı, değil mi net bir şey diyemiyorsun failler yakalanmadığı sürece.

Ama şu bir gerçek: Doğada çıkan yangın insan kaynaklı. Mangal yapılmış, közler dökülmüş, yer terk edilmiştir. Ama yolculuk esnasında araçtan cam şişe, izmarit atılmıştır ve bu sıcak havalarda çiftçi anız veya farklı bir şey yakarken bahçesinde kestiremediği hızla makilik alana sıçrayan yangın, her yeri saran bir yangına dönüşme ihtimali de söz konusu olabilir.

Tüm yaşanma ihtimali senaryolara baktığınızda hepsinin temelinde ana unsur, insan.

Benim acizane fikrim, üç ay boyunca orman yangınlarını yerinde takip, sıkı takip yapmaktır. Burada aynı zamanda vatandaşa ciddi görev düşüyor. Doğada şahit olduğunuz en ufak bir dumanı dahi hemen 112’ye bildirme sorumluluğuna çok ihtiyaç var, özellikle bu günlerde.

Kıymetli okurlar, yazımın ikinci bölümünde ilçemizde bu yıl “günübirlik” diye tabir edilen bir gün veya iki gün tatile gelen misafirlerle ilgili birkaç anekdot paylaşmak istedim.

Bu yıl genel olarak “yoğunluk yok” sözleri sahada hakim. Evet, şu ana kadar bu böyle olabilir ama hafta hafta ben bu ivmenin yukarı yönlü bir tırmanışa geçeceğini düşünüyorum.

Aslında eş zamanlı turizm bölgelerinde de buna benzer sıkıntı var. Mesela 4 Temmuz 2025 Cuma günü, Alanya Gazetesi'nin manşeti “BÖYLE YAZ GÖRMEDİK” olarak atıldı ve yazı, esnafın sezondan beklediği canlılığı yakalayamadığını söyleyerek devam ediyor.

Yani benzer durum, turizmin merkezi, kompedanı olan yer için de farklı değilmiş en azından bu haftaya kadar. Bakalım süreç nasıl devam eder, göreceğiz.

Kendinize iyi bakın, hoşça kalın.