Uğur Büyük'ün "Fon-dip" başlıklı köşe yazısı
Fon nedir? Fon, en basit tanımıyla belirli bir amaca veya yatırıma tahsis edilmiş, birden fazla kişinin katkısıyla oluşan ortak para havuzudur. Finans ve ekonomi dünyasında ise fon, bireysel veya kurumsal yatırımcıların paralarını bir araya getirerek, profesyonel portföy yöneticileri tarafından işletildiği finansal bir araçtır.
Ülkemizde patlak veren Fon Krizi’ne buradan giriş yapalım. AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve ailesinin de adının karıştığı milyarlık bir vurgun var. Aslında tipik bir Ponzi (Saadet Zinciri) mekanizması kurgulanmıştır. Ancak mağdurlar bu kez daha çok iş insanları, küçük yatırımcılar, kamu bürokratları ve siyasi çevreye yakın isimlerdir.
Sistemi kuran şahıslar, parayı toplayabilmek ve güven sağlayabilmek için devletin üst kademelerindeki isimlerin (özellikle Fatma Betül Sayan Kaya ve ailesinin) adını, nüfuzunu ve "devlet destekli/özel fon" söylemini kullandılar.
"Cumhurbaşkanlığı bünyesinde/özel devlet projelerinde değerlendirilen yüksek getirili gizli fon" veya "ihale/ticaret fonu" bahaneleriyle katılanlara döviz veya TL bazında aylık yüzde 10-20 gibi piyasa gerçekleriyle uyuşmayan yüksek kar payları vaat edildi.
Kamuoyuna ve yargı dosyalarına yansıyan iddialara göre bu sistemde yüz milyonlarca lira ve onlarca milyon dolar toplandığı öne sürüldü.
Dolandırıcıların, mağdurlara ikna aracı olarak "Bu fonun arkasında Fatma Betül Sayan Kaya / yakınları var", "Sistem devlet güvencesinde" diyerek bu isimleri referans gösterdiği iddia edildi.
Adı geçen Fatma Betül Sayan Kaya ve ailesi, bu fonla veya şahıslarla hiçbir organik, hukuki ya da finansal bağlarının olmadığını belirterek iddiaları kesin bir dille yalanladılar. Adlarının usulsüzce ve dolandırıcılık amacıyla kullanıldığını ifade ederek konuyu yargıya taşıdılar/suç duyurusunda bulundular. Kamuoyuna yansıyan iddialara ve siyasi temsilcilerin açıkladığı verilere göre, Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın Özata Denizcilik hisseleri/fon işlemleri üzerinden yaptıkları ilk toplam yatırım yaklaşık 163 milyon TL'dir. Eylül ayında yapılan hisse satışlarının ardından çiftin bu işlemlerden elde ettiği toplam tutarın yaklaşık 2,17 milyar TL olduğu belirtilmektedir. Para ilk yatırılan tutarın yaklaşık 13,3 katına çıkmış, yani net yüzde 1.231 (yüzde bin iki yüz otuz bir) oranında kar elde edilmiştir.
Sistem, klasik Ponzi mantığında olduğu gibi yeni katılımcı akışı yavaşladığında veya ana parasını çekmek isteyenlerin sayısı arttığında tıkandı. Ödemeler aksamaya başlayınca ve vaat edilen karlar ödenmeyince mağdurlar şikayetçi oldu, olay adliyeye ve basına yansıdı.
Üç ana başlıkta neden bu fonlar ilgi görüyor?
Türkiye'de insanların kurumlara veya finansal analizlere değil, "siyasi makam sahiplerinin adı geçiyor" algısına nasıl kolayca kandığı. İsimlerin bir güven kalkanı olarak kullanılması.
Sadece alt gelir grubunun değil, iş dünyası ve bürokrasi çevresindeki eğitimli/varlıklı kesimin de "devlet imkanlarıyla/özel ilişkilerle kısa yoldan zengin olma" zaafı.
Resmi bankacılık ve denetim kanallarının bypass edilerek "el altından", "sözleşmesiz" veya "gayriresmi belgelerle" milyon dolarların teslim edilmesinin yarattığı hukuki ve etik kriz.



