Remzi Akbaş'ın "Bu ihmalin sorumlusu kim?" başlıklı köşe yazısı
Eylül ayının sonlarına doğru yağışların şiddetini artırmasıyla birlikte, Karasu merkez ve bazı mahallelerimiz olumsuz etkilendi. Derelerin taşması sonucu ev ve iş yerleri suya teslim oldu.
Sel baskınlarının yarattığı olumsuzluklardan sorumlu yetkili kurumlar, hızla afet bölgesine intikal ederek geçmişin ihmaline gözleriyle şahit oldular. Bazı vatandaşlarımızın iş makinelerinin kepçeleriyle tahliye edildiği mahallede, tek tesellimiz herhangi bir can kaybının yaşanmamasıydı.
Elbette metrekareye düşen yağış miktarı geçmiş yıllara kıyasla çok daha yüksekti; ancak yaşananları yalnızca "aşırı yağış" bahanesinin arkasına sığınarak geçiştiremeyiz. Çünkü dere yataklarına yakın yerleşim alanları, bu tür yağışlarda mağduriyeti en derin şekilde yaşayan noktaların başında geliyor. Bu tablo, Devlet Su İşleri (DSİ), Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve Karasu Belediyesi'nin tedbir ve güvenlik önlemleri noktasındaki zafiyetini net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Karasu’nun altyapı geçmişine baktığımızda; ilk kapsamlı altyapı projesi 2008 yılında, dönemin Belediye Başkanı Ahmet Genç'in görev sürecinde İller Bankası tarafından başlatılmıştı. O dönem ilçe merkezini kapsayan 14 km'lik yağmur suyu ve 70 km'lik kanalizasyon (atık su) hattı tamamlanarak hizmete sunuldu.
2009 seçimlerinde MHP'den seçilerek göreve gelen Mehmet İspiroğlu’nun ilk 4 yıllık döneminde altyapıyı geliştirmek için imkanları kısıtlıydı. İspiroğlu, son 1 yıllık görev sürecinde AK Parti’ye geçmesi ve Büyükşehir Yasası ile köy ve beldelerin mahalleye dönüştürülmesinin ardından 30 Mart 2014 seçimlerini yeniden kazandı. Ancak Kasım 2014’te yaşanan yoğun yağışların ilçe merkezi ve mahallelerde yarattığı tahribat, altyapı yetersizliğini bir kez daha acı bir şekilde gündeme taşıdı.
Detaylara boğulmadan özetlemek gerekirse; o dönem Karasu Belediyesi meclisinde onaylanan talep doğrultusunda İller Bankası’ndan temin edilen yaklaşık 46 milyon liralık ödeneğin Kamu İhale Kanunu’nun 21/b maddesi kapsamında yapılan ihalelerde usulsüzlük ve suistimal tespiti yapılmış kamuoyu uzun süre meşgul edilmişti.
Kredinin kullanımıyla ilgili "ihaleye ve edinimin ifasına fesat karıştırma" suçlamalarıyla dönemin belediye başkanı, bazı meclis üyeleri, belediye personeli ve yüklenici firma yetkilileri yargılanmış belediye başkanı ile bazı isimler ceza almıştı. Eğer kredi verimli kullanılsaydı belki de bugün bu sorunlar karşımıza çıkmazdı.
2019 yerel seçimlerinde AK Parti adayı olarak Belediye Başkanı seçilen İshak Sarı'nın ikinci dönemiyle birlikte geçen 7 yıllık süreçte altyapıya ne kadar önem(!) verdiği son yağışlarla ortaya çıkmıştır. Demem o ki üst yapıya verdiği önem altyapıya yeterince verilmiş olsaydı bu görüntüler yaşanmayabilirdi.
Dolayısıyla geçmişin ihmalleri ortadayken bugün sormamız gereken asıl soru şudur:
Karasu neden ihmal edildi? Bunun sorumlusu kim?



