Hasan Kar'ın "Güneş balçık ile sıvanmaz" başlıklı köşe yazısı

Hayatta bazı şeyler tesadüf olabilir ama bazı değerlendirme yapan kesim, hiçbir şeyin tesadüf olmadığı yönünde görüş bildirdiklerini söylüyor. Bence bu durum göreceli bir husus. İyi günler, iyi haftalar.

Her haftaya bir aksiyonla giriyoruz. Akşam yatıp sabah uyandığımızda coğrafyamızda, sınır boylarımızda yeni gelişmelere şahit oluyoruz. ABD ile olan saat farkımızdan ötürü sabah uyandığımızda Trump’ın İran veya bölge ülkeleri ile ilgili son dakika haberleriyle güne başlıyoruz.

Bilindiği üzere Suriye’de uzun yıllar süren mücadele sonuç verdi; ama öyle ama böyle, beklenen hedefe varılmış oldu. Bazen uzun yıllar sürüyor beklentinin karşılanması ama değiyor mu, değdi mi? Evet, değdi.

Bölgemizde sürekli siyasi ve ekonomik değişimler oluyor. Bugün İran’ın durumu ile karşı karşıyayız. İran kendi içerisinde bir kalkınma başlattı. Rejim, bu kalkışma yapanlar için yabancı ajanların ülkeyi karıştırması olarak gördüklerini söyledi. Ama bu esnada Trump, İran’a operasyon sinyali ve söylemi geliştirmeye başladı.

Eğer bir operasyon gerçekleşseydi, İran’da ayaklanmalar durup her İranlının dış güçlere ve müdahaleye karşı birleşip tek vücut olacağını düşünüyordum. Bu yazıyı yazana kadar herhangi bir müdahale gelmedi. Bundan sonra gelir mi gelmez mi, göreceğiz.

Türkiye ciddi anlamda müzakere için taraflara masayı işaret ediyor. Bölgenin bir savaş kaldıracak durumu söz konusu değil, bunu her platformda dile getiriyor. Benim de şahsi düşüncem, umarım bölgede savaş yaşanmaz. Ama bir taraftan bakıyorum geçmiş yıllara; bütün savaşlar bu coğrafyalarda cereyan etmiş. Batı medeniyeti bu coğrafyanın insanlarına gün yüzü göstermediler.

Bizim kendi iç dünyamızda sağlam durmamız lazım. Sadece Suriye örneği bile yeter aslında. Neler neler konuşuldu, neler neler söylendi… Sonra zaman kimini haklı, kimini haksız çıkardı.

Güneş balçık ile sıvanmıyormuş.

Kendinize iyi bakın, hoşça kalın.