Remzi Akbaş'ın "Hani riskli alandı?" başlıklı köşe yazısı

Karasu sahilinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla riskli alan ilan edilip Resmi Gazete’de yayımlanması ardından Karasu Yenimahalle Mahallesi ile Akkum arasındaki sahilde yer alan ruhsatsız ve kaçak yapıların yıkımı başlatılmıştı.

Ruhsatlı yapıların yıkımına yönelik yasal işlemlerin tamamlanması halinde onların da yıkımının yapılacağı ve sahilin tümden temizleneceği açıklanmıştı.

Karasu Belediyesi şirketi KARSAŞ tarafından sosyal medya ve basın aracılığıyla yapılan görselli duyuruda; bu sahilde 6 adet Halk Plajı inşa edileceğini içinde duş alanları, tuvaletler, soyunma kabinleri, sosyal kullanım alanları yapılacağı belirtiliyor.

Bu hizmetler elbette bedava olmayacak. Özel şahısların yaptıkları ticareti belediyenin şirketi yapacak. Demek ki proje çok önceden planlanmıştı.

Diyeceksiniz ki;

Hani burası Riskli Alan ilan edilmişti? Yeni yapılar riskli alan içinde olmayacak mı?

Hani sahiller halkın olacaktı?

E; öyleydi de... böyle yapıyorlar, var mı itiraz eden?

Kaldı ki bu proje gerçekleşir ve devamı gelirse, hele ki deniz dalgalarının kumu aşındıran erozyon önlenirse kısa süreli olsa da yaz turizmi açısından bunu şu açıdan yararlı görüyorum.

Buradan elde edilecek gelir, çeşitli projeler ve altyapıyla birlikte sonuçta halkın hizmetine sunulacak.

Daha öncesinde şahıslar tarafından yapılan beach tesislerinden işgaliye adı altında işletme bedeli alınıyordu. Ancak bu bazı suistimalleri de beraberinde getiriyordu.

Tabi ki, henüz yıkımlar tamamlanmadı. Çoğu duruyor. Bu yaza kadar biteceğini de sanmıyorum.

KARSAŞ'ın proje görsellerine bakıldığında fena görünmüyor. Buradaki eleştiri konusu olan; mevcut lokasyon "Riskli Alan" ilan edildiği gerekçesiyle yıkım yapılırken, yerine kamu eliyle yeni yapılar yapılarak alınan kararın özüne aykırı olması.

Ha; buradaki amaç ilgili karar bahanesiyle sahilin işgal edilmesinden kurtarılması ise o başka...

Şimdi şunu kabul edelim ki; Türkiye'nin en güzel ve uzun sahillerinden biri olan bu lokasyon limanın yapılması ile birlikte bozulmaya başladı. Bunun üstüne kum üzerinde bulunan zambaklar kötü yönetim anlayışı ve sorumsuzluk nedeniyle yok edildi. Bunların oluşturduğu kum tepeleri de ortadan kalkınca deniz dalgaları adım adım kumu alıp götürdü.

Sonradan bu olumsuzluğu önlemek gayesiyle önce "I" sonra "T" daha sonra da "---" şeklinde tahkimatlar yapılsa da zamanla bunların da bozularak işlevini kaybettiği görüldü.

Bu saatten sonra artık limanı ortadan kaldırmak mümkün olamayacağına göre (hatta genişletilmesi kararı alınması dolayısıyla) yapılacak olan; tahkimatların yenilenmesi gerekmektedir.

Karasu sahilinin "Riskli Alan" ilan edilip yeni projelerle halkın hizmetine sunulması her ne kadar absürt bir durum gösteriyorsa da yeni haliyle güzelleştirilecek olması da olumlu karşılanıyor. Umulur ki Karasu halkı hak ettiği hizmeti alır.