Remzi Akbaş'ın "Nihai kararı "mutlak" millet verir" başlıklı köşe yazısı

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 79.maddesi, seçimlerin “yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında” yapılacağını açıkça hükme bağlamıştır.

Bu madde yalnızca teknik bir seçim düzenlemesi değildir, aynı zamanda milli iradenin korunmasının anayasal güvencesidir.

Çünkü demokratik hukuk devletinde seçimlerin meşruiyeti, seçim sürecinin bağımsız ve tarafsız kurumlar tarafından denetlenmesiyle mümkündür.

Bu maddeye göre seçimlerin başlangıcından sonuçların kesinleşmesine kadar tüm süreçten Yüksek Seçim Kurulu (YSK) sorumludur.

Ne diyormuş bu madde bir bakalım:

"Seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır. Seçimlerin başlamasından bitimine kadar; seçimin düzen içinde yönetimi, dürüstlüğü ve seçim konularıyla ilgili tüm yolsuzluk, şikayet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama yetkisi YSK'ya aittir. Yüksek Seçim Kurulu'nun kararları kesindir ve bu kararlar aleyhine başka hiçbir mercie başvurulamaz."

Madde çok açık olmasına rağmen eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile bazı delegelerin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına şikayeti ile 4-5 Kasım 2023'de yapılan 38. Olağan Genel Kurulu'nun iptali başvurusu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından görüşülerek "Mutlak Butlan" (hükümsüz) olduğuna hükmetti.

Daha da ötesi Anayasanın 79.maddesi ortada dururken ve yetki aşımı olarak değerlendirilen Yüksek Seçim Kurulu (YSK)'na kurultayın iptalini istedi.

YSK da bu isteğe uyarak "Mutlak Butlan" kararı verdi. CHP'nin itirazı da reddedildi. Aslında YSK daha önce onayladığı kararları da "mutlak butlan" yok saymış oldu.

Böylece eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimine seçimsiz şekilde partinin anahtarını verdi.

Seçim güvenliği ve milli iradenin korunması, hukuk devletinin temelidir. Kurumların yetki sınırlarının dışına çıkılması hukuk devleti ilkesini tartışmalı hale getirir.

Esas olan; kişilerin değil, anayasal kurumların ve hukuk kurallarının üstünlüğüdür.

Demokratik düzenin korunması için seçim hukukuna ilişkin anayasal sınırların herkes tarafından gözetilmesi gerekir.

Milli iradenin teminatı; hukukun üstünlüğü ve anayasal kurallara bağlılıktır. Esasında bu tür tartışmalar ülke ekonomisine büyük zarar veriyor.

"Mutlak Butlan" yargının kararı olabilir. Ancak unutulmasın ki, nihai kararı sandık ortaya konulduğunda "mutlak" millet verir.