Remzi Akbaş'ın "Karasu'dan neden kaçıyorlar?" başlıklı köşe yazısı
Yaz sezonu ortasındayız ama tatilci sayısına bakıldığında geçen yılları arar duruma geldik.
Peki, her yaz akın akın Karasu’ya gelen o "yazlıkçı" nüfus bu yıl neden ayağını kesti? Karasu’dan neden kaçıyorlar?
Aslında yanıtını almak için sosyal medyadaki yorumlara, vatandaşın serzenişlerine şöyle bir bakmak yeterli.
Görünen o ki kaçışın ilk ve en büyük tetikleyicisi geçen yaz yaşanan su sıkıntısı. İnsanlar bütün bir yılın yorgunluğunu atmak, serinlemek için tatil beldesine geliyor; ama evinde duş alacak su bulamıyor. Geçen yıl hafızalara kazınan o olumsuz tecrübe, bu yıl pek çok kişinin planlarını değiştirmesine yetti de arttı bile.
Tabii sorun sadece suyla bitmiyor.
Her ne kadar önemli ilerleme olsa da yıllardır bitmeyen bozuk ve tozlu yollar tatilcileri canından bezdirmiş durumda. Arabasını sanayiden çıkaramayan adam, ertesi yıl buraya neden gelsin?
Sık sık yaşanan elektrik kesintileri, en kalabalık günlerde çöken telefon ve internet sorunlarını da "es" geçmeyelim!
Sahillerde merkezi noktalarda tuvaletler yetersiz. Kimi vatandaşlar tuvalet ihtiyacını gidermek için bir çay içme bahanesiyle kafeleri tercih ediyor.
Karasu’nun en büyük albenisi şüphesiz denizi ve kumudur. Ne var ki hava şartlarına bağlı olarak sık sık uygulanan denize girme yasakları, tatilciyi denizden de soğuttu. Ayrıca polis ve sahil güvenliğin yaptığı alkol denetimi görüntüleri de belirli kesimlerin tepkisini çekti.
Yeşil alanların, çocuk oyun parklarının ve ailelerin huzurla oturabileceği sosyal donatı alanlarının yetersizliği de cabası.
Araç park alanlarının olmayışı, yol güzergahlarında ve ara sokaklarda araçların gelişigüzel park yapmasına yol açıyor. Bu yüzden hem yaya hem araç geçişlerinde zorluklar yaşanıyor.
Tüm bunların üzerine gece geç saatlere kadar devam eden gürültü kirliliği eklenince, huzur aramaya gelen vatandaş kendini adeta bir kaosun içinde buluyor.
Madalyonun bir de ekonomik boyutu var. "Nasıl olsa üç ay sezonumuz var" mantığıyla hareket eden bazı esnafların uyguladığı fırsatçı fiyat politikası, tatilcinin Karasu’ya bakışını iyice olumsuzlaştırdı. Hizmet kalitesi düşerken fiyatların tavan yapması, insanlara "Bu parayı veriyorsam neden bu çileyi çekeyim?" dedirtiyor.
Karasu, muazzam doğası ve stratejik konumuyla bölgenin en önemli turizm merkezlerinden biri olma potansiyeline sahip. Ancak turizm sadece deniz ve kumdan ibaret değildir; hizmettir, altyapıdır, huzurdur, reklamdır ve misafirperverliktir.
Vatandaşın haklı eleştirilerine kulak tıkamak yerine, herkesin şapkayı önüne koyup bu kaçışın nedenlerini tespit ederek, çözümüne yönelik çaba göstermesi gerekiyor.



