Mesele, yazıp geçmek (Klavye kabadayılığı)

İlçemizde ciddi derecede uyuşturucu problemi varmış. Bu durum sadece bizim ilçemizde olan bir durum değil diye düşünüyorum. Bu durumdan faydalanmak, kendine tebrik mesajları yağmasından önce, kısaca klavye kabadayılığı yapmadan önce “O bataklığa düşen gençleri o bataklıktan kurtarmak için ne yaptın?” sorusunu sormamızın bir problem işgal edeceğini düşünmüyorum.

Kimseye emir verir şekilde yazı yazmadım yazmam da. “Uyuşturucu meselesini çözün! Uyuşturucu konusunda gerçekten çalışacak görevlileri Karasu’ya atasınlar!”

Pardon da önce şu üslubu, emri vakiyi, kendini şahlandırmayı bir kenara bırakıp asıl sorunumuza gelelim.

O gençlerin o uyuşturucuyu kullandığına şahitlik etmişsindir diye düşünüyorum. Şahitlik etmeden ciddi bir sorunun olduğuna karar veremezsin.

O an o gençleri o lanet olası uyuşturucuyu kullanırken gördün de neden gerekli birimlere haber vermek yerine, gönül rahatlığıyla evine gidip bilgisayarını açıp Karasu’da uyuşturucu tehlikesi diye uygun olmayan üslupla yazıp çizip kedini şahlandırıyorsun?

O an o gençlerin o maddeleri kullanmasına göz yumduysan zaten senin ilçeye, gençlere bir katkı sağlamak istediğin ortaya çıkmıyor ki.

Amaç, yazıp çizmek değil.

Amaç, “Ben, o gençler için ne yaptım?” olacak.

Adı sanı olmayan maddeler dolanıyormuş ortalıkta. Bonzai falan halt etmiş bu maddelerin yanında. Hele esrar, sigaradan sayılıyormuş.

Pardon da bu ne rahatlık? Ne bu özgüven?

Neyin içerisinde, hangi ortamda toplandı bu bilgiler?

Emniyete bu durumlardan dolayı bilgilerden dolayı haber verildi mi? Cevaplayayım, verilmedi. Ama emniyet çalışmıyor demesini çok iyi biliyoruz.

O ortamı görüp, o gençleri oraya sürüklememenin ilk adımı ihbar etmediğiniz için bu sorunlar ortaya çıkıyor. Biz ne yapıyoruz. Görüyoruz kendini zehirleyen gençleri çekip gidiyoruz. Sonrası mı? Sonrası “Uyuşturucu sorununu çözün. Çalışacak kişiler gelsin Karasu’ya” diye klavyeden yaz babam yaz.

Üzülüyorum. Bu bataklığa sürüklenen gençleri kurtarmak için bir adım atamıyoruz. Yazıp çiziyoruz sadece. Emniyete gram desteğimiz yok. Hepimiz bunun farkındayız. Emniyet vatandaşı ile birlikte güçlenir. Sen sus, ben susayım, hepimiz susalım. Sonra “Yandım Allah” deyip isyankâr olalım.

Bu durumda “Emniyet çalışmıyor” deyip kenara oturuyoruz. Sen ihbar etme, ben ihbar etmeyeyim. Emniyet ne yapsın?

Saygın ailelerin çocukları da bu bataklıktaymış. O saygın aileler evlatlarından utanıyorlarmış. Utancını da başkalarına dillendiriyormuş. Kim evladından utanır? Evlat çok farklı bir kavram ve histir. Karasu’da herkes uyuşturucu kullanıyormuş. Burada evlat yetiştirilmezmiş. Kirletin kirletebildiğiniz kadar ilçemizi.

“Cesurca yazı yazmış” diyebilirsiniz ancak bunun cesurlukla bir alakasının olmadığını “Bana dokunmayan yılan misali” olmuş insanlarımız. Susun. Daha ne kadar susacağız.

YORUM EKLE