Ayşenur Elmacı'nın "Bir bardak çay, bir litre süt… Peki, adalet nerede?" başlıklı köşe yazısı

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası meclisinde dile getirilen bir karşılaştırma, aslında memleketin derin bir yarasına işaret ediyor. Meclis üyesi Ahmet Bayrak’ın sözleri basit bir fiyat kıyası gibi görünebilir ama altında çok daha büyük bir gerçek yatıyor: Üreten kazanamıyor.

Düşünün…
Bir bardak çay 100 lira.
Yarım litre su 50-60 lira.
Ama bir litre süt sadece 19,5 lira.

Bu tabloyu normal karşılamak mümkün mü?

Bir yanda emek var… Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan, tatili olmayan, yağmurda çamurda devam eden bir üretim süreci. Diğer yanda ise tüketim zincirinin son halkasında oluşan fiyatlar. Aradaki uçurum artık sadece ekonomik değil, vicdani bir mesele haline gelmiş durumda.

Köy kahvelerinde bile çay 15 liraya satılırken, sütün hala 19,5 liradan alıcı bulması, sistemin ne kadar dengesiz işlediğinin açık göstergesidir. Çünkü çay da bir üründür ama süt, doğrudan üreticinin alın teridir. Üstelik maliyeti her geçen gün artan bir üretim.

Yem pahalı.
Mazot pahalı.
Elektrik pahalı.
Ama süt ucuz.

Bu denklem matematikle değil, ancak yanlış bir sistemle açıklanabilir.

Bugün üretici kazanamazsa, yarın üretim olmaz. Üretim olmazsa raflar boş kalır. O zaman mesele sadece çiftçinin değil, herkesin meselesi haline gelir. Çünkü gıda güvenliği dediğimiz şey, sadece bugünü değil yarını da ilgilendirir.

Ahmet Bayrak’ın sözleri bu yüzden önemli. Çünkü bu bir şikayet değil, bir uyarıdır. “Üretici kazanmazsa bu düzen sürdürülemez” cümlesi, aslında yaklaşan bir tehlikenin habercisidir.

Artık şu soruyu sormak zorundayız:
Bir bardak çayın fiyatı artarken kim kazanıyor,
bir litre sütün fiyatı yerinde sayarken kim kaybediyor?

Eğer bu sorunun cevabı “üreten kaybediyor” ise, o zaman ortada ciddi bir sorun var demektir.

Bu sorun sadece fiyat meselesi değil; planlama, denetim ve adalet meselesidir. Üreticinin korunmadığı bir ekonomi, uzun vadede kendi kendini tüketir. Bugün süt üreticisini ayakta tutamazsak, yarın ithalata mahkum oluruz.

Ve o gün geldiğinde, belki de bir bardak çay değil ama bir litre süt gerçekten 100 lira olur.

İşte o zaman, bugünkü sessizliğin bedelini hep birlikte öderiz.