Remzi Akbaş'ın "Tarihi hedefe az kaldı" başlıklı köşe yazısı
Hatırlanacağı üzere, 15 Mart 2025 Tarihli ve 32842 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararı ile Karasu’nun Yenimahalle Mahallesi, Aşağıaziziye ve Aşağıincilli mahallelerini kapsayan Sakarya Nehri ile Küçükboğaz Gölü arasında yer alan kıyı şeridi "riskli alan" ilan edilmişti.
Daha önceleri de sürekli dile getirdiğim bu lokasyonun ruhsatlı ve ruhsatsız yapılardan temizlenmesinin Karasu'nun büyük çoğunluğu tarafından kabul gördüğü ancak bunun hukuk ve adalet çerçevesinde yapılmasının gerekliliğini belirtilmiştim.
Geçtiğimiz yaz başında başlayan yıkım duyurularının 3 kez ötelenmesi sonrasında 12 Şubat tarihinde nihayet öncelikli olarak ruhsatsız ve kaçak yapıların yıkımı başlatıldı. Önümüzdeki haftalarda ruhsatlı yapılara da sıra gelecek.
Ancak ruhsatlı yapıların yıkımına yönelik öncelikle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafıyla değer tespit konusunda bir mutabakat sağlanması gerekiyor. Şu ana kadar böyle bir görüşmenin sağlandığına yönelik bilgi alınmadı. Anlaşma sağlanmadan bu yapılar nasıl yıkılacak? Arsalar nasıl takas yapılacak?
Karasu Belediyesi bu projeyi ortaya koyarken "Sahiller Halkındır" anonsuyla duyurdu.
Elbette bu ilk bakışta kulağa hoş geliyor da yarın bir gün bu sahilde tesislerin yapılmayacağının garantisi var mı?
Örneğin, mevcut Sahil Park. Devasa betonu kumun üzerine gömdüler, sonra da üzerine kafe koyup işletiyorlar.
Yıkım görüntülerine gelirsek; yapı sahiplerinin bir kısmı yapılarını kendi imkanlarıyla sökerken, kalan yapılar da Karasu Belediyesi ekiplerince kepçe ve iş makinaları yardımıyla yıkıldı.
Yıkım sahasında Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet ekipleri, Karasu İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri ve bekçiler ile zabıta ekiplerinin de hazır bulunduğu ortamda nedense güvenlik önlemleri noktasında bir zafiyet görüldü. Çok sayıda çocuklu, kadınlı, erkekli "Roman" vatandaşları (deyim yerindeyse) yapıların malzemelerini yağmaladılar. Ellerine ne geçtiyse almaya çalıştılar. Güvenlikten sorumlu olanlar bu durumu uzaktan izlemeyi tercih etti. Şükür ki herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.
Neyse...
Burada asıl konu 60 yıllık sorunun temelden çözülmesi ve sahilin güzelleştirilerek halkın kullanımına sunulacak olmasıdır. Zaten halkın isteği de bu yönde.
Önemli olan tapulu, ruhsatlı yapı sahiplerine hakları teslim edilsin.
Belediye Başkanı İshak Sarı da "Hiç kimse mağdur olmayacak" diyor.
Mağduriyet noktasında çözüm nasıl olacak, ya da olabilecek mi? Bilemeyiz ama yaz sezonu gelmeden bu sorun ortadan kalkması gerekiyor.
Ha şunu da ifade edeyim; sahilin temizlenmesi sadece yapıların yıkılmasından ibaret değil. 500 civarında 675 metre karelik arsalar da var. Bunların da Camitepe Mahallesi’nde ayrılan arsalarla takas edilmesi gerekiyor ki, temizlik tamamlansın.
Ne var ki, takas olarak ayrılan lokasyonun henüz altyapısı hazır değil. Öncelikle buranın hazır duruma getirilmesi gerekir ki anlaşma yapan arsa sahibi gidip orayı değerlendirsin. Sonuçta tarihi projenin tamamlanmasına az kaldı. Hadi bakalım!
Next


