Remzi Akbaş'ın "Nerede bu sığırlar?" başlıklı köşe yazısı

Geride bıraktığımız Ramazan ayında halkın büyük çoğunluğu sığır eti yerine tavuk etine mahkum edilerek geçirdi. Ticaret Bakanlığı ihracatı durdurmuş olmasaymış tavuk etine de ulaşmak kolay olmayacakmış.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)'nun açıkladığı son verilere göre; Türkiye'de kırmızı et üretimi 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 10,5 azalarak 1 milyon 885 bin tona geriledi.

Hayvan türlerine göre üretim miktarlarındaki düşüşler de şöyle gerçekleşmiş:

Sığır eti: Yüzde 11,5 azalarak 1 milyon 313 bin 7 ton

Koyun eti: Yüzde 8,1 azalarak 468 bin 470 ton

Keçi eti: Yüzde 8,8 azalarak 90 bin 744 ton

Manda eti: Yüzde 6,3 azalarak 12 bin 909 ton

Neyse...

Şimdi "Kurban Bayramı" yaklaştı. Eskiden; (Eskiden dediğim 6-7 yıl öncesi) çok sayıda kurbanlık büyükbaş hayvanlar kurulan pazarlarda görücüye çıkar, vatandaşların da alım gücü buna yeterdi. Artık hem sayısı azaldı hem de vatandaş yüksek fiyat nedeniyle yanına yaklaşamıyor. Büyükbaş kurbanlık canlı kilosu 900 lira civarında. O yüzden kurban kesimlerinde önemli düşüş yaşanıyor.

Peki "neden böyle bir duruma gelindi?" diye hiç düşündünüz mü?

Tarih: 19 Temmuz 2017

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik'in görevinden neden alındığı çok tartışılmıştı.

Hatırlayınız; et spekülatörlerine karşı yürüttüğü mücadelede neler demişti:

"Kendi topraklarımızda kendi hayvanımızı üretip, kendi besimizi üretip, kesip soframıza getireceğiz."(14 Mart 2017)

"Haksız kazanç sağlayanlar ve pahalı tüketimine vesile olanlar var. Bunlar 5-6 firmadan ibarettir. Bunlara müsaade etmeyeceğiz." (8 Temmuz 2017)

Sonra ne mi oldu?

5-6 et firması kazandı. Faruk Çelik koltuğundan oldu.

Kimdi bu 5-6 et ithali yapan firmalar?

"HİJAZİ" ailesini biliyor musunuz?

Buyurun öğrenin:

Tarih: 31 Ağustos 2010'u gösteriyordu.

Bugün hayvancılık sektöründe en büyük olan "Angos Hayvancılık Gıda Sanayi ve Tic.Ltd.Şirketi", Mısır uyruklu Mohamed Youssef ile Ürdün uyruklu Tareq İssam Khaleel Hijazi tarafından kuruldu. Sonradan sermaye artırımı ile sirketin yüzde 99.9'u Hijazi'ye geçti.

Türkiye sayesinde Hijazi-Ghoseh grubu et sektöründe dünyanın tekel şirketleri arasına giren küresel bir dev oldu. Şirketin Türkiye'de çok sayıda çiftliği bulunuyor.

29 Temmuz 2017 tarih ve 30138 sayıyla yayımlanan kararla Et ve Süt Kurumu'nun yapacağı canlı büyükbaş, küçükbaş ve et ithalatında gümrük vergileri sıfırlandı.

Bu ne anlama geliyordu?

Et ithalatı daha da kolaylaştırıldı. Yerli hayvancılık katledildi!

Hani, "sürekli dışarıdan et ithal etmek akılcı değil" idi.

Hani, "milli tarım projesiyle hayvancılık korunacak" idi.

Hani, "amaç üretimi artırmak ve ithalatı azaltmak" idi.

İdi… idi… idi…

Sizi gidi sizi!

Sonuçta: Türkiye Amerika'dan sonra dünyada en çok sığır eti ithal eden ikinci ülkesi, Avrupa'nın da en pahalı etini tüketen ülkesi oldu.

Dönemin Tarım ve Ormancılık Bakanı Bekir Pakdemirli "Türkiye, Avrupa'da süt sığırı varlığında birinci sırada, büyükbaş hayvan varlığında da Fransa'dan sonra ikinci sırada" diye açıklama yapmıştı...

İyi de nerede bu SIĞIRLAR?