Hasan Kar'ın "7 düvele karşı sıfır kaygı, sıfır endişe" başlıklı köşe yazısı
Kimse kimseyi saf ya da yarı akıllı sanmasın. Kimsenin yaptığı da yanına kar olarak kalmaz, kalmadı da. Geçmişten bugüne çok şey değişti. Hiçbir şey olmamış gibi olayları görmezden gelemeyiz. Eğer böyle görecek olan varsa da merhum Erbakan Hoca’nın tabiriyle “Hadi oradan” demek istiyorum.
Kıymetli okurlar; ülkemizin geçmiş yıllarda, özellikle Cumhuriyet sonrası dönemde yalnızca pkk ile bir mücadelesi vardı. Ülke dışında gelişen ya da şekillenen olaylara müdahil olamıyordu. Bu durum, elinizde bulundurduğunuz güçle doğrudan alakalıdır.
Savaş sanayisinde yaklaşık 25 yıldır önemli bir atılım ve sıçrama yaşandı, yaşanmaya da devam ediyor. Sadece son 20 yılda ülkemizin yurt dışındaki askeri üst sayısına, dünya genelinde yürüttüğümüz operasyonlara ve sahip olduğumuz kabiliyete bakmak bile bu değişimi anlamak için yeterlidir. Nereden nereye gelindiği açıkça görülüyor. Üstelik geldiğimiz noktada da durmuyor, duraksamıyoruz. Sürekli bir hedef doğrultusunda ilerliyoruz ve nasip olursa ilerlemeye devam edeceğiz.
Elbette bu süreç bal kaymak tadında ilerlemedi. Hainlikler, engellemeler ve türlü zorluklar yaşandı. Bu millet hepsine şahit oldu ve buna göre tavır aldı.
Kıymetli okurlar; ülkemizin bulunduğu coğrafya adeta ateşten bir gömlek. Son 10 yılın savaş haberlerine bakın, hep bu coğrafyayı görürsünüz. Buna rağmen şükürler olsun ki ülkemiz yönetim anlayışı bakımından güçlü ve üst düzey bir stratejiyle yönetildi, yönetilmeye de devam ediyor.
Bugün etrafımız adeta bir ateş çemberi. İran, İsrail ve ABD arasında yaşanan gerilim şu an dünyanın en güncel meselelerinden biri. İran’ın bölgede bulunan bazı ABD üslerini hedef alarak füze saldırıları gerçekleştirdiği, bu durumun bölge ülkelerinde ciddi bir endişe oluşturduğu konuşuluyor.
Dikkat ettiyseniz bir füze Hatay sınırına yakın bir bölgeye düştü. Bunun bir seyir sapması olduğu ifade edildi ve İran tarafından da bu konuda açıklama yapılarak özür dilendi.
Tüm bu gelişmelere rağmen Türkiye olarak 7 düvele karşı sıfır kaygı ve sıfır endişe ile hareket ediyoruz. Allah’a şükür.
Şu anda süreci oldukça dikkatli ve dengeli bir şekilde yöneterek ilerliyoruz. En ufak bir endişeye mahal vermemek gerçekten önemli ve kıymetli bir yaklaşım.
Nitekim Ukrayna-Rusya savaşında da iki ülke ile aynı anda müzakere yürütebilen neredeyse tek ülke olduk. Bu durum, birçok alanda diplomatik ve stratejik anlamda profesyonel bir ilerleme sağlayabildiğimizi de gösteriyor.
Kendinize iyi bakın. Hoşça kalın…



