Ayşenur Elmacı'nın "Büyük afet, büyük dayanışma: Kuzey ilçeleri alkışı hak etti!" başlıklı köşe yazısı
Bazen bir felaket, yalnızca geride bıraktığı hasarla değil, o felaket karşısında gösterilen mücadeleyle de hafızalara kazınır. Sakarya’nın kuzey ilçelerinde yaşanan sel afeti de işte böyle bir mücadeleye sahne oldu. Zor günler yaşandı, büyük sıkıntılar çekildi ama dayanışma, birlik ve özveri sayesinde hayat kısa sürede yeniden normale dönmeye başladı.
Sakarya’nın kuzeyinde uzun yıllardır benzerine az rastlanan bir sel afeti yaşandı. Şiddetli yağışların ardından Karasu, Kocaali, Kaynarca, Ferizli ve Söğütlü başta olmak üzere birçok bölgede hayat olumsuz etkilendi. Evler, iş yerleri ve yollar sular altında kaldı. Vatandaşlar zor anlar yaşadı, birçok aile selin getirdiği sıkıntılarla mücadele etmek zorunda kaldı.
Ancak bütün bu olumsuzlukların içerisinde hepimizi sevindiren, yüreğimize su serpen en önemli gelişme, çok şükür can kaybının yaşanmaması oldu. Çünkü biliyoruz ki yıkılan bir duvar yeniden yapılır, bozulan bir yol onarılır, zarar gören bir iş yeri zamanla eski haline döner. Ama kaybedilen bir canın telafisi yoktur.
Böylesine büyük bir afetin ardından hayatın yeniden normale dönmesi elbette kolay değildir. Sel sularının çekilmesiyle birlikte geride kalan çamurun, zarar gören yolların, su basan evlerin ve iş yerlerinin temizlenmesi ciddi bir organizasyon, güçlü bir koordinasyon ve yoğun bir emek gerektirir. Ancak Sakarya’nın kuzey ilçeleri bu konuda gerçekten önemli bir dayanışma örneği sergiledi.
Karasu, Kocaali, Kaynarca, Ferizli ve Söğütlü’de belediyeler adeta seferberlik ilan etti. Sakarya Büyükşehir Belediyesi, SASKİ, Devlet Su İşleri ve ilçe belediyelerinin ekipleri ortak bir hedef doğrultusunda sahaya indi. Kimi çamur temizledi, kimi tıkanan yolları açtı, kimi su baskınlarının oluşturduğu sorunlara müdahale etti. Herkes kendi sorumluluğunu yerine getirmek için yoğun bir çaba gösterdi.
Ve sonuç ortada...
Selin ilk günlerinde ortaya çıkan görüntülerle bugün gelinen nokta karşılaştırıldığında, yürütülen çalışmaların ne kadar önemli olduğu daha iyi anlaşılıyor. Elbette hala yapılması gereken işler, giderilmesi gereken zararlar ve alınması gereken önlemler var. Ancak böylesine büyük bir afetin ardından günlük yaşamın kısa sürede yeniden normale dönmeye başlaması küçümsenecek bir başarı değildir.
Beş ilçenin belediye başkanına ayrı bir alkış
Bu süreçte özellikle beş ilçe belediye başkanının ortaya koyduğu gayretin altını çizmek gerekiyor. Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı, Kocaali Belediye Başkanı Turan Yüzücü, Kaynarca Belediye Başkanı Kadir Yazgan, Ferizli Belediye Başkanı Mehmet Ata ve Söğütlü Belediye Başkanı Selçuk Kurt...
Her biri kendi ilçesinde yaşanan sorunların giderilmesi, vatandaşların mağduriyetlerinin azaltılması ve hayatın yeniden normale dönmesi için yoğun bir mesai harcadı. Diğerleri harcamadı değil mesele bu belediyelerimiz gerçekten daha çok etkilendiği için.
Afet dönemlerinde belediye başkanı olmak yalnızca makamda oturmak, talimat vermek ya da yapılan çalışmaları takip etmek değildir. Bazen çamurun içinde yürümek, bazen sabaha kadar ekiplerle koordinasyon sağlamak, bazen de evini su basan bir vatandaşın derdini dinlemektir.
İnsanların en zor anlarında yanlarında olduklarını hissettirebilmektir. İşte bu nedenle söz konusu beş belediye başkanının gösterdiği gayretin takdir edilmesi gerektiğine inanıyorum. Siyasi görüşleri, partileri ve farklılıkları bir kenara bırakarak söylemek gerekiyor: Bu beş belediye başkanı da yoğun emekleriyle kocaman bir alkışı hak etti. Çünkü afetin siyaseti olmaz. Böyle zamanlarda önemli olan kimin hangi partiden olduğu değil, kimin vatandaşının yanında durduğu ve çözüm için ne kadar mücadele ettiğidir.
Birlikte hareket edilince nelerin başarılabileceğini gördük
Bu sel afeti bize bir gerçeği daha gösterdi. Kurumlar arasında uyum ve iş birliği olduğunda en ağır sorunların bile üstesinden gelmek mümkün. İlçe belediyeleri, Büyükşehir Belediyesi, SASKİ ve DSİ ekiplerinin birlikte hareket etmesi, çalışmaların hız kazanmasında önemli rol oynadı. Burada yalnızca belediye başkanlarını değil, sahada büyük emek veren bütün çalışanları da unutmamak gerekiyor. İş makinelerinin başında saatlerce görev yapan operatörlerden çamurun içerisinde çalışan temizlik personeline, altyapı ekiplerinden gece gündüz demeden mücadele eden tüm görevlilere kadar herkes bu başarının bir parçası oldu.
Belki pek çoğunun ismini bilmiyoruz. Belki yüzlerini bile görmedik. Ancak yaptıkları işin değeri çok büyük. Onların emeği sayesinde birçok sokak yeniden temizlendi, yollar ulaşıma açıldı ve vatandaşlarımız günlük yaşamlarına dönmeye başladı. Bu nedenle alkışın bir kısmı da o görünmeyen kahramanlara gitmeli.


