Ayşenur Elmacı'nın "Erken başlayan yarış, kazandırır mı, yıpratır mı?" başlıklı köşe yazısı
Karasu Esnaf ve Sanatkarlar Odası seçimlerine yaklaşık dokuz ay gibi bir süre kaldı. Belki kulağa uzun bir süreymiş gibi geliyor ama seçime hazırlananlar için takvim hızlı işlemeye başladı bile. Şimdiden sahaya çıkan, adaylığını duyuran ve kulislerde konuşulan isimler netleşmeye başladı.
Levent Arslan, Sultan Yavuzyiğit Saka, Mahmut Ayar, Hasan Filizfidanoğlu ve Mevcut Başkan Cihan Emre olmak üzere beş isim Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı için uzun bir süredir çalışmalara başladı. Bu isimler, seçim gününe kadar Karasu esnafıyla, sokakla ve kanaat önderleriyle teması koparmayacak gibi duruyor.
Ancak bir gerçek var ki, dokuz ay az bir zaman değil. Bu kadar erken başlayan bir seçim süreci adaylara ne kazandırır, ne kaybettirir, işte bu sorunun cevabını şimdilik kimse veremez. Kimine göre sahaya erken inmek bir stratejidir, kimine göreyse zamanından önce harcanan enerji ilerleyen aylarda tükenmeye neden olur.
Bu süreçte erken açıklamalarla sahada görünür olmak, güven vermek isteyenler kadar, bu durumdan rahatsızlık duyanlar da var. Zira bazı çevrelerde bu durum, “Daha seçime çok var, kendilerini yıpratıyorlar” yorumlarına neden oluyor. Bu da doğal, herkesin değerlendirmesi, herkesin bakış açısı farklı olabilir. Ama günün sonunda seçim sadece takvimle değil, stratejiyle kazanılır.
“Kim kazanır?” sorusu şimdiden sokakta konuşulmaya başlandı bile. Kahvehanelerde, dükkan önlerinde, esnaf sohbetlerinde isimler masaya yatırılıyor. Ancak şu anda net bir kanaate varmak oldukça güç. Çünkü her adayın belli bir çevresi, geçmişten gelen bir tanınırlığı ve haliyle kendine özgü bir etkisi var. Esnafın fikirleri bölünmüş durumda. Kimine göre genç bir yüz gerekli, kimine göre ise tecrübe her şeyin önündedir.
Ancak herkesin ortak bir düşüncesi var: Yol uzun, zaman bol ve her an her şey değişebilir. Bugün konuşulan senaryolar, yarın yerini başka ihtimallere bırakabilir. O yüzden kesin yargılardan uzak durmakta fayda var.
Mevcut başkan Cihan Emre'nin halen görevde olması ona elbette belirli bir avantaj sağlıyor. Her seçimde olduğu gibi, görevde olan kişi 1-0 önde başlar. Ancak bu farkı korumak ya da arttırmak tamamen seçim sürecindeki stratejiye bağlıdır. Unutulmamalıdır ki, nice yarışlar 1-0 önde başlayanlar tarafından kaybedilmiştir.
Seçim süreci sadece vaatlerle değil, üslupla da yürütülür. Bu süreçte adayların birbirleriyle ilgili söyledikleri, kullandıkları dil ve topluma verdikleri mesajlar en az projeleri kadar önemlidir. Özellikle küçük yerlerde seçimler, sadece ne söylediğinizle değil, nasıl söylediğinizle de şekillenir.
Kırıcı, saldırgan, kişisel ithamlara dayalı bir kampanya dili; sadece rakibe değil, kampanyayı yürütene de zarar verir. Esnaf bu tarz söylemlere artık prim vermiyor. Toplum daha çok güven arıyor, samimiyet arıyor ve en önemlisi şeffaflık istiyor.
Kim neyi savunuyor, kim nasıl bir yol çiziyor, esnaf bunu iyi gözlemliyor. O yüzden bu seçimde en büyük reklam, sakinlik ve dürüstlük olacak. Olağan gelişmeleri sakin bir dille anlatan, süreci açık açık paylaşan, hatalarını kabul eden ve buna rağmen yoluna güvenle devam edenler bir adım öne çıkacak.
Adaylığını açıklayan ve açıklaması beklenen tüm isimler tanıdık. Yıllardır Karasu esnafının içinde, sokakta, dükkanlarda, düğünlerde, cenazelerde gördüğümüz isimler. Kimsenin kimseyle kişisel bir husumeti olduğunu da düşünmüyorum. Ancak geçmiş seçimlerde yaşanan bazı kırgınlıkları da unutmamış olanlar var.
Bu nedenle bu süreçte geçmişe takılıp kalmak yerine, geçmişten ders çıkarmak en doğrusu olacak. Kim kiminle yan yana, kim ne konuştu değil; kimin ne söylediği, nasıl bir duruş sergilediği ve hangi çözümü sunduğu önemli olacak.
Bazı adaylar sessizliğini koruyor. Belki de en doğru olanı yapıyorlar. Çünkü bu uzun süreçte her hamleyi doğru zamanda yapmak, belki de yarışta fark yaratacak en önemli strateji olacak. Sessizlik, bazen sözden çok daha güçlüdür. Hele ki herkesin her şeyin farkında olduğu bir ortamda
Önümüzdeki aylar çok şeyin değişebileceği, yeni dengelerin kurulabileceği, yeni isimlerin de konuşulabileceği bir dönem olacak. Seçim sadece oy istemekle değil, süreci nasıl yönettiğinizle de kazanılır.
Bu yazıyı yazarken bir taraf değilim. Bir gözlemciyim. O nedenle sürece dair yazmaya, analiz etmeye, yorumlamaya devam edeceğim. Çünkü bu seçim, Karasu esnafı için sadece bir başkan belirleme süreci değil; aynı zamanda güven tazeleme ve geleceğe yön verme meselesidir.
Ve unutmayalım… Yol uzun. Söz ağır. Ama esnaf terazisi hassastır. Kim hak ederse, kim doğru konuşursa, kim güven verirse, o kazanacaktır.