Remzi Akbaş'ın "Belediye başkanı mı haklı? Vali mi?" başlıklı köşe yazısı

Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı’nın Sakarya Valisi Rahmi Doğan’ı hedef alan açıklamaları, yerel ve ulusal basında geniş yankı uyandırdı.

Bu ilginin temel nedenlerinden biri, Cumhurbaşkanını temsil eden üst düzey bir bürokrat ile iktidar partisinin adayı olarak halkın iradesiyle seçilmiş bir belediye başkanının karşı karşıya gelmesiydi.

Peki, Belediye Başkanı Sarı’nın Vali Doğan’ı hedef alan bu çıkışının arkasında nasıl bir güç olabilir?

Ya da şöyle sormak gerekir: Sarı, kendisini ateşe atacak kadar bu cesareti nereden buluyor, kime güveniyor?

Sarı’nın açıklamalarına bakıldığında; ilçenin imar, altyapı, demiryolu ve Organize Sanayi Bölgesi’ne (OSB) dair kritik sorunlarının bizzat Valilik tarafından önlendiği ileri sürülüyor. Hatta Karasu’da meydana gelen sel felaketi sonrasında, Sakarya’ya gelen İçişleri Bakanı’nın ilçe ziyaret programının değiştirilmesinin Valilik makamında kararlaştırıldığı iddia ediliyor.

Bütün bunların üstüne, sel felaketi sonrasında belediye enkaz kaldırma çalışmalarını sürdürürken sisteme dahi yüklenmediği öne sürülen üç CİMER şikayetinin incelemeye gerekçe gösterildiği belirtilerek Defterdarlıktan gelen ve üzerinde "Gizli" ibaresi bulunan evrakla belediye şirketinin sermaye artışları, taşınır-taşınmaz aktarımları ile harcamaları hakkında sorular yöneltilmesinin açık bir "gözdağı" olduğu savunuluyor.

Sarı’nın Vali’ye yönelik bu sert serzenişinin arka planında şu çarpıcı sözler yatıyor:

"Önceki deneyimlerimiz ve gözlemlerimiz, ilimizin mevcut konjonktürü de dikkate alındığında, konuyu üst mercilere taşısak dahi meselenin çözümsüz kalmasının ötesinde yeni sorunlarla karşılaşacağımızı göstermektedir. Benzer birçok konuda olduğu gibi, sorumluluğun ve tepkinin yine en alttaki muhataba yöneltileceği; tam olarak dinlenmeyeceğimiz, baskı altında kalacağımız ve meselenin üzerinin örtüleceği kanaatindeyim. Konuyu dile getirdiğimiz için suçlanacağımızı, milletimizin çözüm bekleyen işlerinin bütünüyle sonuçsuz kalacağını ve bürokratlarımızın bu işleri daha da çıkmaza sürükleyeceğini düşünüyorum. Böyle bir ortamda bizler de milletimizin gözünde başarısız seçilmişler olarak, görevimizi imkânlarımız ölçüsünde yerine getirmeye çalışacağız."

Açıklamalara bakılırsa Karasu’da yapılacak projeler Valilik tarafından sanki kasıtlı olarak engellendiği mesajı içeriyor.

Yani özetle şu mesaj veriliyor: "Yetti gayrı, ip inceldiği yerden kopsun!"

Sarı’nın bu tepkisinin haklı mı haksız mı olduğu kamuoyunun takdirindedir. Ancak devletin mülki idare amirini medya önünde açıkça hedef alarak karşı karşıya gelmek, çok farklı tartışmaları da beraberinde getiriyor.

​Acaba diyorum; Sarı, Vali’ye karşı bu tutum ve cesareti, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte sıkça dile getirdiği "Seçilmişler atanmışlardan üstündür" anlayışından mı alıyor?

Tüm bu yaşananlar ışığında; seçilmiş Belediye Başkanı ile atanmış Vali arasındaki sorunun nereye evrileceği kamuoyunda merakla bekleniyor.