Ali Keskinsoy'un "Ezan: Gönüllere yapılan hak davet" başlıklı köşe yazısı

Değerli okuyucularım,

Günde beş vakit minarelerden yükselen ezan, yalnızca namaz vaktini bildiren bir çağrı değildir. Ezan; insanı gafletten uyandıran, gönülleri Allah’a yönelten, hayatın telaşı içinde asıl vazifemizi hatırlatan ilahî bir davettir.

“Allah en büyüktür” nidasıyla başlayan ezan, insana dünyadaki hiçbir makamın, hiçbir servetin ve hiçbir meşguliyetin Allah’tan daha büyük olmadığını hatırlatır. “Haydi namaza, haydi kurtuluşa” çağrısıyla da insanı gerçek huzura ve kurtuluşa davet eder.

Ezan, Müslümanları namaza ve camiye çağırırken aynı zamanda bütün insanlığa Allah’ı hatırlatır. İnsanı yaratılış gayesi üzerine düşünmeye, Rabbini tanımaya ve O’na kulluk etmeye davet eder.

Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur:

“Beni anmak için namaz kıl.”

(Taha, 14)

Peki, ezan okunurken biz ne yapıyoruz? Minarelerden yükselen bu çağrıyı duyuyor ama hayatımızın akışında hiçbir şeyi değiştirmiyor muyuz? Namaza davet edildiğimiz hâlde günlük işlerimizi namazın önüne mi geçiriyoruz?

Ezanı duymak başka, onun çağrısına kulak vermek başkadır. Çünkü ezan sadece kulaklarımıza değil, gönüllerimize de seslenir.

Camilerimizi dolduran her cemaat, bu davete icabetin güzel bir örneğidir. Ancak ezanın bize hatırlattığı kulluk bilinci, cami kapısından çıktığımızda da devam etmelidir. Namaz bizi dürüstlüğe, merhamete, adalete ve güzel ahlaka yöneltmelidir.

Ezanın sesini duyup namaza yönelen bir insan, hayatını da Allah’ın rızasına uygun yaşamaya gayret etmelidir. Zira kulluk, yalnızca belirli vakitlerde yapılan ibadetlerden ibaret değildir; insanın bütün hayatına yön veren bir sorumluluktur.

Unutmayalım ki ezan, her gün bize yeniden sesleniyor: Dünyanın telaşına kapılıp yaratılış gayemizi unutmayalım. Rabbimizi hatırlayalım, namazımıza sahip çıkalım, gönlümüzü iyilikle ve güzel ahlakla süsleyelim.

Ezan susmadan, gönüllerimiz bu çağrıya sağır kalmasın. Minarelerden yükselen ses, hayatımızda da karşılık bulsun.

Rabbim ezan seslerini yeryüzünden eksik etmesin; bizleri ezanı duyan, anlamını kavrayan ve çağrısına hayatıyla cevap veren kullarından eylesin.