Ali Keskinsoy'un "Gazze kanarken insanlık nerede?" başlıklı köşe yazısı
Değerli okuyucularım,
Bir annenin evladını kaybettiği, bir çocuğun korkuyla uyandığı, bir babanın ailesini korumak için çaresizce çırpındığı bir yerde insanlık nasıl sessiz kalabilir?
Gazze’den gelen acı haberler, yıkılan evler, yetim kalan çocuklar ve gözyaşı döken anneler hepimizin vicdanını sızlatıyor. Orada yaşananlar yalnızca bir coğrafyanın değil, bütün insanlığın meselesidir. Çünkü masum bir insanın hayatı, hangi ülkede ve hangi inançta olursa olsun değerlidir.
Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:
“Kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur.”
(Maide, 32)
Bu ayet bize insan hayatının ne kadar kıymetli olduğunu anlatıyor. Bir insanın canı, bir çocuğun hayatı, bir annenin gözyaşı görmezden gelinecek kadar değersiz değildir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de şöyle buyuruyor:
“Müminler birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet etmede ve şefkat göstermede bir vücut gibidir. Vücudun bir organı rahatsızlandığında diğer organlar da uykusuzluk ve ateşle ona ortak olur.”
(Buhari, Edeb; Müslim, Birr)
Öyleyse Gazze’de bir çocuk ağlarken bizim yüreğimiz neden sızlamasın? Bir anne evladına sarılamazken biz nasıl hiçbir şey olmamış gibi yaşayalım?
Elbette üzülmek tek başına yeterli değildir. Mazlumun yanında olmak; imkânlarımız ölçüsünde yardım etmek, dua etmek, doğru bilgiyi paylaşmak, insani yardımları desteklemek ve haksızlık karşısında vicdanımızı kaybetmemektir. Bunu yaparken dilimizden adaleti, davranışlarımızdan merhameti eksik etmemeliyiz.
Unutmayalım ki dinimiz bize yalnızca kendi rahatımızı düşünmeyi değil, ihtiyaç sahibinin hâlini anlamayı da öğretir. Müslüman, başkasının acısına duyarsız kalamaz.
Bugün Gazze’de yaşanan acılar bize önemli bir soru soruyor: İnsanlığımızı ne zaman hatırlayacağız? Bir çocuğun gözyaşının rengi, bir annenin duasının dili, bir mazlumun feryadının adresi olmaz.
Gazze sadece bir sınav değil, vicdanlarımızın da aynasıdır.
Rabbim Gazze’deki mazlumlara yardım etsin. Hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara şifa, geride kalanlara sabır versin. Dünyanın neresinde olursa olsun zulüm gören bütün insanlara huzur ve güven nasip etsin.
Çünkü insanlık, yalnızca kendimiz için değil, başkalarının acısını hissedebildiğimiz zaman anlam kazanır.


